İçeriğe geç

Hesaplaşma PDF İndir (Atakan BÜYÜKDAĞ)

Hesaplaşma Kitabı yazarı Atakan BÜYÜKDAĞ bu eserini 408 sayfa ile oluşturdu! Gerçekten güzel bir kitap, okumanızı öneriyoruz mutlaka! Sizler için en güzel özeti hazırladık. Fiyatı ise 18-25 TL arası değişiyor.
Hesaplaşma Kitap Özeti
Hitler, dünyaya egemen olmak için atom bombasını mutlaka üretmesi gerekiyordu. Bunun için de ağır su oldukça önemli bir noktaya sahipti. İçinde bulundurduğu fazladan Hidrojen atomu sayesinde normal sudan ayrılan ağır su, atom bombası üretmek için idealdi. Normal sudan ağır su üretmek ise çok uzun yıllar sürerdi. Bu yüzden Hitler, ilk hedefinde Norveç’i tutuyordu. Çünkü sadece Norveç’in Vemork’da bulunan tesisi “ağır su” üretiyordu. İlk iş olarak Norveç’i işgal etmeye çalışan Hitler, bu hedefine Norveç başkanının ülkeyi terk etmesi ile ulaşmış oldu.
 Almanya’nın atom bombası üreteceğini önceden bilen Fransa, Norveç işgale uğramadan önce ağır su tesisinin bulunduğu Vemork tesisindeki yetkililer ile görüşmeye gitti. Jacques Allier, Norveç’teki yetkililere atom bombasından bahsettikten sonra Fransa ile hemen anlaşmaya vardı ve elindeki tüm ağır su stokunu Fransa’ya teslim etti. Bu olayı, Norveç’in işgalinden sonra öğrenen Hitler, Fransızlara bedelini ağır ödetti ve tekrar ağır su tesisine sahip oldu. Norveç işgali sırasında İngiltere, Kendisinin oluşturduğu Özel Operasyon Birlikleri sayesinde Norveç’ten istihbarat topluyordu. Bu birliğe katılan isimlerden biri de Odd Starheim. Starheim, Avrupa’dan İngiltere’ye radyo kontağı kuran ilk ajan olma ünvanına sahip olmuştur. Ajanın, Bismarck gemisi hakkında vermiş olduğu istihbarat oldukça önemliydi. Bu bilgi sayesinde İngiltere hemen atağa geçti ve Danimarka Boğazında bir savaş başladı. Savaş sonrasında Almanlara ait Bismarck teslim olmak yerine kendi kendini batırdı ve yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Bu önemli bilgiyi veren Starheim, Almanlara yakalanmadan Norveç’ten çıktı ve o bölgeye hakim olan bir kaç ajan sayesinde gemi kaçırarak, İngiltere’ye geri döndü. Norveç Vemork tesisine özel eğitimler alarak geri gönderilen Skinnerland, İngiltere’ye istihbarat sağlamaya devam ediyordu. Almanya atom bombasına yaklaştıkça müttefik devletin gözü daha çok korkuyordu. İngiltere, iki bilim adamı sayesinde atom bombası yarışını kazanabileceklerine dair ümitleri arttı ve nükleer silah arayışlarına başladı.
Amerika’nın ilerisinde ve Almanya’nın gerisinde olduğunu bilen İngiltere, karşı bir tehdit oluşturmak için atom bombası için çalışmalara başladı. İngiltere aynı zamanda Almanya’yı da yavaşlatması gerektiğini biliyordu. İngiltere, Almanya’yı yavaşlatmak için “orman tavuğu ekibi” adı altında bir ekibi, Vemork’a sabotaj yapması üzerine topladı. Bu ekip Norveç’teki diğer ajanlar ile birleşerek Vemork’taki ağır su üreten bölümü patlatacaklardı. Oldukça ileri olan Alman teknolojisinin hızını kesmek için bu sabotaj muhakkak başarılı olmalıydı Bu sırada Almanya V1 ve V2 adında uçan bomba ve roket gibi aletler ile teknolojisini ilerletmeye devam ediyordu. İngiltere, kendisinin oluşturduğu ekibe destek olması amacıyla Freshamn Operasyonu adı altında 30 kişilik komando yolladı. Bu komandolar önceden giden ekibin yanına ineceklerdi fakat hava şartlarından dolayı planörler düştü ve yaralı kurtulan askerler de Almanlara yakalanarak tüm bildiklerini anlatmak zorunda kaldılar. Ardından İngiltere, “Gunnerside” adı altında yeni bir operasyon başlattı. 5 kişilik nitelikli direnişçilerden oluşacak bu operasyonda yine amaç Vemork’daki bodrum katında bulunan ağır su stokunu yok etmekti. Gunnerside operasyonuna en büyük katkıyı ise Vemork’da çalışan Jomar Brun oldu.
PDFKİTAPİNDİR İLE DAHA ÇOK KİTABA ULAŞABİLİRSİNİZ.
Tesisten aldığı belgeler ile İngiltere’ye kaçan Jomar, operasyon için oldukça önemli bilgiler ve tüyolar verdi. Gunnerside ekibi de yoğun bir eğitimden sonra Norveç’e gitmeye hazırdı. Norveç’te onları Orman Tavuğu ekibinden 4 kişi bekliyordu. Bu ekip ile birleşerek 9 kişilik ekip oldular ve sabotaja hazırlandılar. Bu 9 kişilik ekip Mana Gölü’nden geçerek dik yamaçları tırmandı. Bu yamaç çıkılması imkansız olarak belirtildiği için Almanlar burayı korumayı göz ardı etmişlerdi. Oldukça imkansız gözüken bu yamacı tırmandılar ve tesise ulaştılar. Jomar’ın verdiği taktikler ile ağır suyu üreten ayrıştırma borularına ulaşan ekip, Nobel 808 adlı patlayıcıları yerleştirerek tesisten sağ salim geldikleri tehlikeli yoldan geri dönerek kaçmayı başardılar. Sabotaj başarıyla bitmişti. Almanlar ise bu sabotajın nasıl gerçekleştiğine akıl sır erdirememişlerdi ve tarihteki en iyi sabotaj diye nitelendirmişlerdi. İngiltere’nin sabotajından sonra kendisini toparlayan Almanya, Kasım 1943’te atom bombasını üreteceğini duyurdu. Sabotaj sırası Amerika’ya geçmişti. 460 savaş uçağı ile Norveç semalarında süzülen uçaklar, tesise çok az bir hasar vermişti ve ağır su ayrıştırma borularına ise hiçbir şey olmamıştı.
Yedi katlı zırhlı betondan oluşan bu tesisi yıkmak imkânsızdı! Amerika’nın bu gereksiz bombardımanı sadece Norveçli sivil halkın ölmesine sebep olmuştu. Tüm bu sabotajlar sonunda Hitler, ağır su tesisini Norveç’ten Almanya’ya taşıma kararı aldı. Bu haberi alan Amerika yeni bir sabotaj planı kurdu ve tesisi taşıyan ekipmanların ve ağır su stokunun yer aldığı gemiyi patlattı. Artık Almanya atom bombası savaşında resmen mağlup durumuna düşmüştü. Amerika her ne kadar ilk başta Almanya’ya karşı tehdit olarak dese de artık ne olursa olsun bu atom bombasını üretmek istiyordu. İtalya işgali ile Avrupa’ya giriş yapan Amerika’nın şimdiki hedefi Almanlar hakkında istihbarat toplamaktı. Alsos görevi adı altında bilim adamları bilgi hırsızlığı yapmak için iş başındaydı. Aynı zamanda Sovyetler de Alman istihbaratı peşindeydi. Sovyetlere bırakılan bölgenin Amerika tarafından bombalanması sonucu Sovyetler de saf dışı bırakılmıştı. Alsos görevlileri son olarak Heisenberg’in nükleer reaktörünü bularak Almanların çok yaklaşmış olduğu atom bombası hayallerine son verdi. Amerika, Manhattan Projesi altında atom bombasını üretmeye başlamıştı. Bugünün parasıyla 25 milyar dolar harcadığı Manhattan Projesi’nde artık sona doğru yaklaşmıştı. Bu arada Roosevelt beyin kanamasından öldükten sonra devlet başkanı Truman olmuştu. Artık çok önemli iki proje vardı. İlki Japonya’ya atılması planlanan atom bombası, diğeri Trinity adlı dünya tarihinin ilk atom bombası denemesi. Bu deneme için New Mexico’ya bağlı Jornada del Muerto çölü seçildi.
16 Haziran saat 05,29’da güneşten parlak bir ışık yayıldı ve deneme başarılı geçti. Amerika, Japonya’yı yerle bir etmeye hazırdı. Pilot Paul Tibbets, kullanacağı uçağa annesinin ismi “Enola Gay” vermişti. 6 Ağustos saat 8.40’da Hiroşima’ya atom bombası atıldı ve şehrin üstünü kapkara bir bulut kapladı. Little Boy’dan açığa çıkan güneş ışığından bile parlak ışık, bombaya 2 km yakın herkesi kör etti. 1,5 km yakınlarında olanlar ise yanarak kömürleşmişti. 1 km’den daha yakın olanlar için ise sonuç iç karartıcıydı. Onlarda yanık diye bir şey söz konusu değildi direk buharlaşmışlardı. Her yer kan içinde kalmış ve şehirdeki binalar kullanılamaz hale gelmişti. Bombanın etkisi sadece o an için geçerli değildi. Sonraki yıllarda radyasyon etkisi devam etti ve gelecek nesilleri de tehlike altına aldı. 5 yıllık süre içerisinde şehrin dörtte üçü öldü. Şehirde yaşayanlarda radyasyona bağlı olarak gelişen mutasyonlar hala mevcut. Diğer atom bombası Fat Man ise 9 Ağustos saat 11.02’de Nagazaki’de patlatıldı. İlk başta Kokura hedef alınmıştı fakat hava şartlarının elverişsizliğinden dolayı Nagazaki’ye yönlendirilmişlerdi. Dik yamaçlar ile korunan Nagazaki’de bilanço Hiroşima kadar ağır olmadı.
Sonuç olarak, 2 Eylül 1945’de Japonya Amerika ile teslimiyet anlaşması imzalayarak, 2. Dünya Savaşı’nı bitirmiş oldular. Amerika, artık Avrupa’nın geleceğini satın almış oldu Amerika için atom bombası saldırısının altına yatan gerçek sebep intikam değil yeni dünya düzeninin kurulması için gerekli stratejinin uygulanma zorunluluğuydu.

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir